Fuar başarısını ölçümlemek

Fuarlar, günümüz rekabet koşullarında etkili pazarlama ilişkilerini yakalama, güçlü satış grafiği yaratma, geleceğe yönelik ticari ilişkiler kurma veya geliştirme gibi katılımcılara birçok fırsat sunar.  Başarılı sonuçlar elde etme açısından oldukça kapsamlı bir çalışma gerektiren fuarlar, halkla ilişkilerin önemli araçlarından biridir. Çok sayıda katılımcı ve ziyaretçi ile geniş platformda gerçekleşen bu etkinliklerde,  hem ürün/hizmetler ve kurum için ortak bir mesaj yaratılmakta hem de iletişim teknik ve yöntemlerinin kullanılmasıyla kurum adına güçlü bir algı yaratılmasına ya da var olan algının güçlendirilmesine katkı sağlanmaktadır.
Peki fuarlarda istenilen başarıyı elde etmek için neler yapılmalı?

Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları

Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir.
Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gerekiyor ki bu ölçümleme meselesi halkla ilişkiler mesleğinin bir numaralı kara deliğidir. Bu konu uluslar arası standartlara kavuşturulmadığı sürece de mesleği bir “zanaat” olmaktan çıkarıp bilimsel bir iş haline getirmek de pek mümkün olmayacak” demişti.
Cem İlhan’ın çözüm olarak gördüğü zirve geçtiğimiz haftalarda Barselona’da gerçekleştirildi.

Sonraki Sayfa »

Halkla ilişkilerde ölçümleme süreci

View more presentations from Vedea.

Halkla ilişkilerde ölçümleme ile ilgili hala insanların kafaları çok karışık. Bu durum biraz da halkla ilişkilerin çok boyutlu yapısından kaynaklanıyor. Ancak kimi zaman da, ne yazık ki, ölçümlenmiyor olmak PR profesyonellerinin işine gelibiliyor.

Başarılı bir ölçümleme sürecini ancak doğru modeller üzerinde gelişebilir.

Peki Halkla ilişkilerde ölçümleme ile ilgili doğru modeller nasıl kurulacak?

İşte ölçümlemenin temel kurallarına ilişkin bu sunum halkla ilişkilerin ölçümlenmesi konusunda kafası karışık olanlar için oldukça açıklayıcı olacaktır.

Sponsor olduk, peki amacımıza ulaştık mı?

Sponsorluklar en karmaşık süreçlere sahip iletişim faaliyetlerinin başında gelir. Bu süreç önce kapsamlı ve çok boyutlu araştırmalarla başlar.  Bu veriler ışığında sponsorluk alanı belirlenir ve süreç planlanır. Nihayetinde sponsorluk gerçekleştirilir.

peki bu kadar mı? Elbette hayır! Belki de her şey yeni başlıyor Sıra geldi son aşama olan ya da bir sonraki sponsorluk modelimize ışık tutacak olan ölçümlemeye.

Bu yazıda ölçümlemenin sponsorluk için önemi ve ölçümleme sürecinin detayları incelenmeye çalışılacaktır.

Sonraki Sayfa »

KSS projelerinin ölçümlenmesi

Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrudan bir bağ kurmaya çalışmakta ve bu ilişkiyi nicel verilerle ölçümlemek istemektedirler. Oysa bu bağ daha ziyade nitel bir bağdır. Ölçümleme kriteri olarak ROI (Return On Investment – yatırımın geri dönüşü) alındığında, geri dönüşün zaman alması ve KSS projesinin birçok değişkenle birlikte etki gösteriyor olması, ölçümlemenin önünde engel oluşturabilmektedir. KSS projelerinde ölçümlemenin başarısı, ölçümleme kriterinin doğru belirlenmesiyle ilgilidir. Sonraki Sayfa »

İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?

İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da markamızın algısı üzerine nasıl bir değişime yol açtığı hangi etki alanlarında etkili olduğu ve bu değişim etkisinin şiddeti ile ilgili iken, kantitatif kriterimiz İnternet üzerinde yer alan bu haberlerimizin hedef kitlemizden kaç kişiye erişim sağlayarak etkili olduğu üzerinedir. Sonraki Sayfa »

Halkla ilişkiler ölçümlemesinde yeni bir model : PRSMR

PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında iletişim alanında bir beklentinin karşılandığını da anlatıyor.

PRSMR’ın en önemli özelliği halkla ilişkilere entegre ölçümleme kavramını getirmiş olmasıdır.
Entegre ölçümleme neden önemli?
İletişimde paydaşlarınıza vermeniz gereken bir çok mesajı çok farklı yöntem ve mecralarla iletirsiniz, yönetmeye çalıştığınız algı da bütün paydaşlar için farklılık gösterir. Sonraki Sayfa »

Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?


Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var.

Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma…
Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir gerçektir ölçümlemenin olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu. Ama her ne hikmetse bu gerçeği ilk fırsatta unutmak eğilimindeyizdir.

Peki ölçümlemeden vazgeçmenin maliyetlerinin farkında mıyız? Sonraki Sayfa »

Halkla ilişkilerde ölçümlemenin tarihi

Halkla ilişkiler pazarlamanın en önemli bileşenidir. Halkla ilişkiler yöntemleriyle hedef kitlenin kurum ya da ürün hakkındaki düşünceleri değiştirilebilir, tüketici davranış ve alışkanlıklarına etki edilebilir, hissedarların firmaya dair beklentileri şekillendirilebilir, çalışanların motivasyonları artırılabilir. Sağlanan bu faydalardan söz edebilmek için ölçümleme yapılmalıdır.
Son zamanlarda ölçümlemenin önemi fark edilmiş, bu alandaki çalışmalara ağırlık verilmeye başlanmıştır.

1940’lı yıllarda akademisyenler iletişim çalışmalarının etkinliğini ölçümlemek üzere çeşitli araştırmalar yapmaya başlamışlardır. Bu çalışmalardan en önemlisi Herbert Hyman ve Paul Sheatsley tarafından yazılmış olan “Bilgilendirme Kampanyalarının Başarısız Olmasının Sebeplerinden Bazıları” isimli makaledir. Bu makale halkla ilişkilerde ölçümlemenin önemi ve eksikliği durumunda başarısızlığın kaçınılmaz olduğu ile ilgilidir ve bir ilk kabul edilmektedir. Sonraki Sayfa »

Halkla ilişkilerde CPM

 

Alt

CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir.
CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini değerlendirirken kullandıkları en önemli kriterdir.
Peki bir pazarlama bileşeni olarak halkla ilişkiler söz konusu olduğunda neden CPM’i kullanmayalım? Sonraki Sayfa »