Halkla ilişkilerde ölçümleme ile ilgili hala insanların kafaları çok karışık. Bu durum biraz da halkla ilişkilerin çok boyutlu yapısından kaynaklanıyor. Ancak kimi zaman da, ne yazık ki, ölçümlenmiyor olmak PR profesyonellerinin işine gelibiliyor.
Başarılı bir ölçümleme sürecini ancak doğru modeller üzerinde gelişebilir.
Peki Halkla ilişkilerde ölçümleme ile ilgili doğru modeller nasıl kurulacak?
İşte ölçümlemenin temel kurallarına ilişkin bu sunum halkla ilişkilerin ölçümlenmesi konusunda kafası karışık olanlar için oldukça açıklayıcı olacaktır.

Ölçümleme halkla ilişkilerin belki de en çok tartışılan aşamalarından biri olmuştur. Bu durum Kurumsal Sosyal Sorumluluk (KSS) projeleri için de değişmemekte. Kimi yazarlar KSS projelerinin etkinliğinin ölçümlenmesinin zor olduğunu söylemektedir (Miller, Ahrens, vg). Bu görüşe sahip yazarlar çoğunlukla KSS projeleri ile işletmelerin kârlılığı arasında doğrudan bir bağ kurmaya çalışmakta ve bu ilişkiyi nicel verilerle ölçümlemek istemektedirler. Oysa bu bağ daha ziyade nitel bir bağdır. Ölçümleme kriteri olarak ROI (Return On Investment – yatırımın geri dönüşü) alındığında, geri dönüşün zaman alması ve KSS projesinin birçok değişkenle birlikte etki gösteriyor olması, ölçümlemenin önünde engel oluşturabilmektedir. KSS projelerinde ölçümlemenin başarısı, ölçümleme kriterinin doğru belirlenmesiyle ilgilidir.
İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da markamızın algısı üzerine nasıl bir değişime yol açtığı hangi etki alanlarında etkili olduğu ve bu değişim etkisinin şiddeti ile ilgili iken, kantitatif kriterimiz İnternet üzerinde yer alan bu haberlerimizin hedef kitlemizden kaç kişiye erişim sağlayarak etkili olduğu üzerinedir.
PRSMR yaklaşık bir ay önce duyurulduğunda halkla ilişkilerciler tarafından heyecanla karşılandı. Kurumlar ve PR ajansları PRSMR’ın detaylarını biran önce öğrenebilmek için hem Era hem de Vedea’dan oldukça yoğun randevu talepleri oldu. Her iki kurumunda takvimleri oldukça sıkışık durumda. Bu durum aslında iletişim alanında bir beklentinin karşılandığını da anlatıyor.
Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var.





