Halkla ilişkilerde ölçümleme önemli bir problem teşkil etmekte. Hali hazırda kullanılan ölçümleme metotlarının özellikle reklam eşdeğerin doğru ve kaliteli sonuçlar vermesi konusunda sektörde ciddi görüş ayrılıkları söz konusu. Bu muallâklık sadece Türkiye’deki değil tüm dünyada ki araştırmacılar için geçerlidir.
Cem İlhan bir makalesinde; “ kabul etmek gerekiyor ki bu ölçümleme meselesi halkla ilişkiler mesleğinin bir numaralı kara deliğidir. Bu konu uluslar arası standartlara kavuşturulmadığı sürece de mesleği bir “zanaat” olmaktan çıkarıp bilimsel bir iş haline getirmek de pek mümkün olmayacak” demişti.
Cem İlhan’ın çözüm olarak gördüğü zirve geçtiğimiz haftalarda Barselona’da gerçekleştirildi.
Kategori Arşivi Güncel
Barselona deklerasyonu ya da İlk uluslararası PR ölçümleme standartları
Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var.
Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma…
Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir gerçektir ölçümlemenin olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu. Ama her ne hikmetse bu gerçeği ilk fırsatta unutmak eğilimindeyizdir.
Peki ölçümlemeden vazgeçmenin maliyetlerinin farkında mıyız? Sonraki Sayfa »
Halkla ilişkilerde CPM

CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir.
CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini değerlendirirken kullandıkları en önemli kriterdir.
Peki bir pazarlama bileşeni olarak halkla ilişkiler söz konusu olduğunda neden CPM’i kullanmayalım? Sonraki Sayfa »
PR ölçümleme anketi

Ölçümleme, Halkla İlişkiler alanında yıllardır sürüp giden bir tartışma konusudur. Tartışmalar bir yandan sürerken PR ajanslarının ve kurumların PR departmanlarının konuyla ilgili ne düşünüdüğü ve ölçümleme konusunda ne yapatığı belirsizliğini koruyor. İşte bu yüzden sektördeki durumu anlamak için beş soruluk mini bir anket düzenledik. Halkla ilişkiler ölçümlenebilir mi? Ölçümlenebilir ise nasıl ölçümlenecek? Medya yansımaları ve sağlanan etki nasıl ölçümlenecek? PR faaliyetlerini Kim nasıl ölçümler? Ölçümleme konusunda sektör ne düşünüyor?
Eğer Bir PR ajansında çalışıyorsanız, lütfen bu linki kullanınız. PR Ajansları için
Eğer bir kurumda yönetici iseniz ya da PR departmanında çalışıyorsanız, lütfen bu linki kullanınız. Kurumlar için Sonraki Sayfa »
6. ölçümleme zirvesi
Halkla İlişkiler Enstitüsü tarafından 6.si düzenlenen yıllık PR ölçümleme ve değerlendirme toplantısı 15-17 ekim 2007 tarihlerinde, Portsmouth şehrinde yapılacak. Katılmak isteyenler buradan kayıt yaptırabilirler.
Halkla ilişkilerde ölçümleme konusunda en son yeniliklerin ve metodolojilerin sunulacağı bu toplantıya, bakalım bu sene bizden birileri katılacak mı?
Konferans öncesinde IPR nın bazı ölçümleme komisyonu üyelerinin atölye çalışmaları da var.
PR ölçümleme ve değerlendirme zirvesi

Halkla İlişkiler Enstitüsü tarafından 5.si düzenlenen yıllık PR ölçümleme ve değerlendirme toplantısı 3-5 ekim 2007 tarihlerinde, Charles Dickens’in doğum yeri olan Portsmouth şehrinde yapılacak. Katılmak isteyenler buradan kayıt yaptırabilirler.
Halkla ilişkilerde ölçümleme konusunda en son yeniliklerin ve metodolojilerin sunulacağı bu toplantıya, umarım Türkiye’nin önde gelen iletişimcilerinden katılım olur. Belki o zaman konferansın yansımaları burada da tartışılır. Konferans öncesinde IPR nın bazı ölçümleme komisyonu üyelerinin atölye çalışmaları da var. Atölye çalışmaları düzenleyen isimlere gelince, Fleishman-Hillary’nin ortağı David Geddes, VMS den Angela Jeffrey, ölçümleme gurusu Katharine D Paine, Brigham Young Üniversitesinden Dr. Brad Rawlins, Maimi üniversitesinden Dr. Don Stacks, ve Boston üniversitesinden Ppof. Dr. Don Wright.
Toplumsal fayda ölçülebilir mi?
“Fayda” elde edilen iyi sonuç olarak tanımlanabilir ya da iki durum arasındaki olumlu fark “zarar” ise, tam tersine, iyi olmayan sonuç, olumsuz farktır. Öyle ise ölçülemeyen hiç bir durum fayda ya da zarar olamaz. Toplumsal fayda, sağlanan bireysel faydaların toplamı değildir. Toplumun iki durumu arasında (zaman içinde) oluşan olumlu farktır.Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal fayda olmamasına rağmen (ölçülen bir fark yok iken) toplumsal fayda sağlandığını düşünebilirler mi?
Evet düşünebilirler.
Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal fayda olmasına rağmen (ölçülen olumlu bir fark var iken) toplumsal fayda sağlanmadığını düşünebilirler mi?
Evet düşünebilirler.
Peki bireyler bir etken karşısında toplumsal faydadan ziyade zarar olmasına rağmen (ölçülen olumsuz bir fark var iken) toplumsal fayda sağlandığını düşünebilirler mi?
Evet düşünebilirler.
Çünkü var olan ile algılananın farklı dinamikleri vardır. Toplumsal fayda sağlıyor olmak yeterli değildir; algıyı yönetmek de gerekir.
Toplumsal fayda algısı ölçülebilir mi? Evet, üstelik algıyı yönetirken elimizdeki anahtar bu araştırmalardır.
Toplumsal faydaya ilişkin algıda toplum güçlü bir bellek taşır, bu yüzden de toplumsal faydaya ilişkin iletişim faaliyetlerinde çok dikkatli olmak gerekir. Kurumsal Sosyal Sorumluluk projelerinin giderek daha büyük ölçekte gündeme geldiği ve kurumların itibarını şekillendirdiği günümüz Türkiye’sinde, uzman kurumların raporlarına kulak vermek bir gerekliliktir. Bilimin her alanında ölçümlemeler, “bütün koşullar sabitken” varsayımı altında yapılır ve bu varsayım altında elde edilen veriler yorumlanacaktır. İşte bu noktada ancak konunun bütün dinamiklerine hakim analitik bir rapor yol gösterici olabilir.
not: bu yazı ekim 2006 da www.vedea.com.tr için yazılmıştır.


