İnternet üzerinde yer alan haberlerimizi elbette ki ölçümleyebiliriz. Unutmayalım ki ölçümlenemeyen hiçbir durumda faydadan söz edilemez. İnternet üzerinde yayınlanmış olan haberlerin ölçümlenmesinde de klasik mecralarda olduğu gibi kalitatif ve kantitatif olmak üzere iki kriter mevcuttur. Kalitatif kriterimiz haberlerin hedef kitlemizde kurumumuzun ya da markamızın algısı üzerine nasıl bir değişime yol açtığı hangi etki alanlarında etkili olduğu ve bu değişim etkisinin şiddeti ile ilgili iken, kantitatif kriterimiz İnternet üzerinde yer alan bu haberlerimizin hedef kitlemizden kaç kişiye erişim sağlayarak etkili olduğu üzerinedir. Sonraki Sayfa »
Kategori Arşivi medya ölçümleme
İnternette yer alan haberlerimizin hedef kitlemiz üzerindeki etkilerini ölçümleyebilir miyiz?
Neden küresel ekonomik kriz ortamında iletişimi kesmeliyiz?
Eğer küresel ekonomik krizi bahane edip iletişiminizi ölçümlemiyorsanız, iletişiminizi kesmenizde fayda var.
Ali Saydam her fırsatta Sir Ian Vallance’dan ödünç aldığı şu sözü söyler “ölçmüyorsan yapma” çok da doğru söyler, ölçmüyorsan yapma…
Aslında iletişim ile ilgili hemen herkesin bildiği bir gerçektir ölçümlemenin olmazsa olmaz bir gereklilik olduğu. Ama her ne hikmetse bu gerçeği ilk fırsatta unutmak eğilimindeyizdir.
Peki ölçümlemeden vazgeçmenin maliyetlerinin farkında mıyız? Sonraki Sayfa »
Halkla ilişkilerde CPM

CPM(Cost Per Thousand-her 1000 kişi başına maliyet), hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamak için katlandığımız bedeli ifade eder. Ya da başka bir değişle Hedef kitlemizden 1.000 kişiye erişim sağlamanın maliyetidir.
CPM Günümüzde pazarlamacılar için reklam, sponsorluk ve etkinlik projelerini değerlendirirken kullandıkları en önemli kriterdir.
Peki bir pazarlama bileşeni olarak halkla ilişkiler söz konusu olduğunda neden CPM’i kullanmayalım? Sonraki Sayfa »


